Radyo başka, radyo ayrı bir dünya… Şansa inanmak istemeyen bir adamım. Hayatımız dijitalleştikçe gerçekten bazı şeyleri ıskalıyor veya kaybediyoruz. Her bir yenilik bir şeyleri eksiltiyor.
Önceleri kasetçalarlardan manuel olarak radyo istasyonu arardık. Ne gariptir ki hep sevdiğimiz şarkılar, türküler ve şiirler çıkardı. Şimdi ise iş tamamen arz talep ve rekabet meselesine döndüğü için radyolarda dönen şarkılar hep aynı.
Pop dedikleri parçalar dönüp duruyor. Zaten kırk yılda bir radyo dinleyen bir adamım. O eski günleri arıyor insan. Ne bileyim bir İlhan İrem, bir Zeki Müren, Nil Özalp verin bize. Belki 3 Hürel?..
İnanın bazen “titriyorum bir mücrim gibi baktıkça istikbalimize”. Çünkü müzik biziz. Şarkılar bizi anlatır. Neyse, uzatmamalı.
Design by Simon Fletcher. Tumblr kaynaklı.
© Copyright 2010